OFPOF

Turgut Uyar'ın Yüreklere Dokunan Birbirinden Güzel 7 Şiiri

-
726
Etkileşim
Ofpofer
Ofpofer
Ofpofer
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
Turgut Uyar'ın Yüreklere Dokunan Birbirinden Güzel 7 Şiiri
0 izlenme
Ofpofer
-

"Göğe Bakma Durağı" adındaki şiir kitabından seçtiğimiz en güzel yedi şiiri bir araya getirdik!

İşte o şiirler...

1. Göğe Bakma Durağı

Göğe Bakma Durağı

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından

Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından

Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar

Şu aranıp duran korkak ellerimi tut

Bu evleri atla bu evleri de bunları da

Göğe bakalım
 

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım

İnecek var deriz otobüs durur ineriz

Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya

Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum

Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun

Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam

Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım

Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda

Beni bırak göğe bakalım
 

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım

Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum

Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi

Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim

Sayısız penceren vardı bir bir kapattım

Bana dönesin diye bir bir kapattım

Şimdi otobüs gelir biner gideriz

Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç

Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin

Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

Durma kendini hatırlat

Durma göğe bakalım

Turgut Uyar

2. Tomris Uyar için bir şiir kurma çalışması

Tomris Uyar için bir şiir kurma çalışması

seni sonsuz biçiminde buldum o biçimi almıştın
sandviçlerle, kötü şehirle, terle babaşa kalmıştın

yürüdü üstüne herkesin neonu, herkesin babaannesi
herkesin en eski olan kökü, en eski hanesi

yeşili bozup suya çevirdin, akşamı sonsuz uzattın
ne buldunsa o akşama uygun, ne buldunsa ona kattın

perdeler uzundu, rüzgar kısa, masalar üç bacaklı
masalar dört bacaklı, rüzgarlar uzun, perdeleri kısalttın

senbir atmacanın en uzun çığlığısın her türlü gökte
göğü büyüttün, otobüsleri aldın, şehirleri ufalttın

yıkılan bir kedi bir süre olarak doldurur sesini
seversin bir kanaryanın sesinden çok kendisini

denizi ve ormanı, açlığı ve başkaldırmayı ayırmadın
bırakılmış bir köşebaşının en güzel tanımıdır adın

seversin diye söylerim her şeyi, sana uygun olsun
çünkü herşeyin birbirine uygununu sen bulursun

gel ellerini ver en güzel ellerini öyle
ruhum, ateş yüreğim, kokum, birlikte öyle

Turgut Uyar

3. Acıyor

Acıyor

Mutsuzluktan söz etmek istiyorum 
Dikey ve yatay mutsuzluktan 
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun 
sevgim acıyor 

Biz giz dolu bir şey yaşadık 
onlar da orada yaşadılar 
Bir dağın çarpıklığını 
bir sevinç sanarak 

En başta mutsuzluk elbet 
Kasaba meyhanesi gibi 
Kahkahası gün ışığına vurup ta 
ötede beride yansımayan 
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi 
Öbürünün bir kadından aldığı verem 
Bütün işhanlarının tarihçesi 
Bütün söz vermelerin tarihçesi 
sevgim acıyor 

Yazık sevgime diyor birisi 
güzel gözlü bir çocuğun bile 
O kadar korunmuş bir yazı yoktu 
Ne denmelidir bilemiyorum 
sevgim acıyor 
Gemiler gene gelip gidiyor 
Dağlar kararıp aydınlanacaklar 
Ve o kadar 

Tavrım bir şeyi bulup coşmaktır 
Sonbahar geldi hüzün 
Kış geldi kara hüzün 
Ey en akıllı kişisi dünyanın 
bazen yaz ortasında gündüzün 
sevgim acıyor 
Kimi sevsem 
Kim beni sevse 

Eylül toparlandı gitti işte 
Ekim falan da gider bu gidişle 

Tarihe gömülen koca koca atlar 
Tarihe gömülür o kadar

Turgut Uyar

4. Bir Gün, Bir Yerde

Bir Gün, Bir Yerde

    bir gün, bir yerde şiiri gördüğümde
    hayatı da birlikte
    yalan söyleyemem
    ya param yoksa diye düşünürüm
    yani para satın alma gücü
    ürkerim
    örneğin yaşlı  ağaçlar yaşlı deniz
    yaşlı çınar  yaşlı ben  yaşlı çevre
    bir uyum ya da başkaldırma
    sonunda kalkar gideriz

Turgut Uyar

5. Hiçsizliğe

Hiçsizliğe

Tanrı sen ne kadar güzelsin 
bir hiç olarak 
ormansın belki bilmiyorum 
belki ormanda bir ağaçsın şuncacık 
bir pazartesi günüsün 
insanları dupduru edemeyen 
bütün karayollarında ve demiryollarında 
gider gelirim bütün dünyada 
ama biliyorum Kırşehir’de mezarsın 
bir kilisesin Kapadokya’da 
sözgelimi yumurtada zarsın 
ustasın sabahları yapmada 
en katı yoklukları koyarak insanın içine 
akşamüstlerinde biraz gaddarsın 
sular ve zamanlar kararırken 

ne yapalım 
bari bağışlayalım birbirimizi.

Turgut Uyar

6. Aşk İçin

Aşk İçin

aşk için söylediğim her şeyi bir daha söylerim
sakin mutsuz ya da yırtıcı
herkesin ağzındaki o sonsuz acı
belki de bundandır

nasıl ayrı yaşarım inandığım şeylerden
onları elbette bir daha bir daha söylerim
usul usul ve usla birlikte akıcı
kandır

aşk isterim, aşk olsun isterim
yaşamanın sonu, ölümün başlangıcı
kıyılarda yürürüm, sindiririm kıyıları

of güçlü macun içine kat beni
kanım koyulaştırsın kırmızıyı
anadoluda bir yerden bir yere giden biri
belki bir kirazı hatırlar
bir denizi kesinlikle hatırlamaz
belki hepsini birden hatırlar da bilemez
ne zamandır

aşkolsun ne zaman
aşkolsun tiyatro geceleri
aşkolsun “bravo” sesleri
aşkolsun anadolu otobüsleri

aşkolsun bildiğim ışık
biz birden türeriz istanbulda ve heryerde
görünmez bir mutsuzluğu söyleriz
bilge kayalarla
çarpılan ebonitler
oluşturur tersliğimizi
ey canım, güzel yüzlüm
suyunda denizleri bulduğum
bilmediğim yerlerimdeki sancı
bana bir şey söyle güleyim
bir şey daha söyle
inandır

bir şey daha söyle istersen
beyaz olabilir
suya falan benzeyebilir
bir adaya benzeyebilir

Turgut Uyar

7. Kırlardan Geliyorlar

Kırlardan Geliyorlar

kırlardan geliyorlar ellerinde sümbülteber
elbette kırlardan kırlardan gelecekler
başka türlü nasıl güzelleşir bu akşamüstleri
söyleyin nasıl dayanılır dükkanlara depolara
bu katran kokusu başka türlü nasıl geçer
 
sonsuza varmadan bir önceyiz sanki
-o sayının da bir adı vardı unuttum -
her şey öyle saydam öyle madensel
kapıların kilitleri açık ve herkes uykusuz
hepsinin elinde bir saat bir sümbülteber
 
eskiden şaşardık bazı şeylerin yokluğuna
artık bu yokları var etmeyi usladık
ağaçları budadık omandan balıkları tuttuk denizden
hani bazı açılmaz sanılan kapıları omuzladık
çünkü herkesin elinde bir saat bir sümbülteber
 
hey koca dünya nasıl avucumuzdasın
nasıl da parlıyorsun ey gözleri maden
çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin
elbette kırlardan gelecekler kırlardan
kırlardan gelecekler ellerinde sümbülteber
 
ey güzelim sümbül ve teber ey canım
gördüğüm sanki o değildi
sanki kuşlar albümünden bir maden

Turgut Uyar


Whatsapp'ta Paylaş Yukarı Çık
X
Galerinin bağlantısını kopyala
Bu galerinin bağlantısı aşağıdadır. Kopyalayarak arkadaşlarınızla kolayca paylaşabilirsiniz.